(818 S. K. m. 213) (743 S. K. m. 629, 630, 642, 919, 920)
Dava: Davacı K.Y. vekili tarafından, davalı Ç.S. aleyhine 17.7.1986 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayanarak tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 28.1.1987 günlü hükmün incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar : R.Ç., A.Ç. ve M.Ç.'nın 408 parsel sayılı taşınmazdaki kendi ve anneleri F.Ç.'dan intikal eden hisselerini davacıya satış vaadine ilişkin ve resen düzenlenen sözleşme; borç doğuran bir akit olması ve yasada öngörülen koşulları taşıması nedeniyle hukuken geçerlidir. Sözleşme tapuya şerh edilmiş olmakla, bu sözleşmeden doğan kişisel hak hukuken güçlendirilmiş, üçüncü kişilere karşı ileri sürme olanağı kazandırılmış ve dolayısıyla üçüncü kişiler de uyarılmıştır. Sonradan davalı Ç.S. 408 parsel sayılı taşınmazın tamamını satın almakla, satışı vaad edilen payların dahil olduğu 2/5 paya ilişkin iştirak hali sona ermiş, satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı doğmuştur. Davacı, tapuya şerh verilen kişisel hakkını taşınmazı satın alan Ç.S.'a karşı ileri sürme olanağına sahiptir ve davalı tapudaki şerhe rağmen taşınmazı satın almakla şerhin meydana getirdiği sonuçlara katlanmak zorunluluğundadır. Bu itibarla, davanın dinlenme olanağı olduğu 2/5 pay kapsamındaki satışı vaad edilen payların miktarlarının bulunarak davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği halde yazılı olduğu veçhile davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması icabetmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy