(743 S. K. m. 639)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.1.1985 gününde verilen dilekçe ile satış vaadine dayalı tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 4.2.1987 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 1949 tarihli senetle, Hanife'nin hisselerinin kendisine satışının vaad edildiğini ileri sürerek 6 parça taşınmazın tapusunun iptalini istemiştir. Yerel mahkeme davayı reddetmiştir. Ancak, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki, dava konusu taşınmazlar kök muris Halil adına kayıtlıdır. Dosyada yer alan veraset belgesine göre muris Halil 1945 yılında ölmüş ve tapu kayıtları intikal görmemiştir.
Dayanılan sözleşme satış vaadi niteliğinde ve yasal içerik taşımasa dahi, yukarıda değinilen nedenlerle Medeni Yasa'nın 639/2. maddesindeki koşulların var olup olmadığı araştırılıp, olayın bu yolda değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar Usul ve Yasa'ya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy