(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 25, 26)
Taraflar arasındaki zilyetliğe ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına dayalı tescil davalarının birleştirilerek sonradan kadastro sıfatıyla ve bozma kararına uyularak yapılan duruşma sonunda; 137 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının muteriz davacı A.T. adına 2/3 payı ile 22 ve 29 parsel sayılı taşınmazların mirasçılık belgesi gereğince mirasçılar ile davalılardan M. Hazine'si vekili tarafından istenilmesi nedeniyle (...) dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına ve kararda yazılı gerekçelere binaen Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Davacı A.T. vekilinin temyizine gelince;
Davacı S.E.A. ile E.A. tarafından bidayette ve M.K.'nun 639/1 inci maddesi uyarınca açılan tescil davasına A.T. adlı kişi itiraz ile karşılık tescil davası açtığı ve çekişmeli taşınmazı Ö. mirasçılarından satın alıp üzerine ev yaptırdığını, iktisap süresine varan zilyetliği bulunduğunu ileri sürmüş ve taşınmazın kendi adına tapuya bağlamasını talep etmiştir. İki ayrı dava birleştirilerek rüyet edilmiştir.
Yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklar muteriz davacının iddiasını, özellikle ev yapma olgusunu doğrulamışlardır.
Genel hükümler doğrultusunda dava devam ederken 2613 sayılı yasa hükümlerine göre dava konusu taşınmaz 21, 22, 29 sayılı parsellere bölünerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tahdit edilmişlerdir. Ancak tahdit beyannamelerine evin A.T.'a ait olduğundan söz edilmemiş, sadece posta mütalaasında evin 22 sayılı parselde olduğuna işaret olunmuştur.
Yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine dairemizce, 21 sayılı parselin Ö. mirasçıları tarafından davacı A.T.'a satılıp devredildiğinden ve saireden bahisle hüküm bozulmuştur. Bu kez bozmaya uyularak karar verilmiştir.
Bozmadan önce A.T. verdiği 22.11.1983 günlü dilekçede evin hangi parselde bulunduğunu keşfen belirlenmesini istemiş ve son oturumda da bu isteğini tekrarladığı halde bir işlem yapılmamıştır. Halen dosyada davacı A.T.'ın evinin 21 sayılı parselde olduğuna dair bir belge ve beyan mevcut bulunmamaktadır. Bir başka deyimle bozma kararında belirtilen 21 sayılı parselle ilgili açıklamanın dayandığı yoktur. Aksine davacının da açıkladığı üzere evin 22 parsel sayılı taşınmazda olduğu olasıdır.
Bunun kesinlik kazanması için de keşif yapılmalıdır. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararla da aynı hatalı sonuç doğmuştur. Davacı A.T.'ın temyizi tümü ile bu hususa yöneliktir. O halde yapılacak iş, davacı adına 1/3 payının tescili istenen taşınmazın 21 sayılı parselle ilgili olduğuna dair ilk bozmanın yanılgıya müstenit bulunduğu kabul edilerek bunun yerine dava konusu yerlerden hangisinin nazara alınması gerektiği saptanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Diğer yandan 3402 sayılı Yasa ile belirlenen görev hususu da gözetilmelidir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı A.T. vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmaktadır.
Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy