(818 S. K. m. 81)
Dava: Davacı Mehmet vekili tarafından, davalı...bankası aleyhine 17.10.1984 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayanılarak 239 ada 121 parsel sayılı taşınmazda yaptırdığı iş hanında bodrum kat 29 nolu dükkanın adına tescilinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.11.1986 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu dükkanı satın almak için matbu şartnameyi imzalamakla ve davalı da bedele mahsuben yapılan kısmi ödemeleri kabul etmekle, taraflar arasında hukuki ilişki doğmuştur. Bununla davacı satış bedelini tayin yetkisinin davalıya ait olduğunu kabul etmiştir. Nitekim Şartnamenin 2. ve 10. maddesinde "yapımın bitiminden ve işyerinin günün koşullarına göre bankaca saptandıktan sonra bu bedellerin ilgililere duyurulacağı ve peşinat ile aylık taksitlerin bir aylık süre içinde % 60'ın tamamlanacağın" 2. ve 11. maddede ise "kesin satış bedelinin belirlenmesinden sonra verilecek süre içerisinde yatırımların % 60'ını tamamlamayan isteklilerin işyeri tahsisi hakları kaldırılır. Bu kişiler bankadan herhangi bir istemde bulunamaz ve iade olunan paralarına faiz yürütülmez" hükmü yer almıştır.
Davacı, çekişmeli dükkanın adına tescilini isteyebilmesi için Borçlar Kanununun 81. maddesi gereğince ilk önce kendi edimini yerine getirmelidir. Davalı banka bu dükkanın bedelini bildirdiği ve şartnamenin 2. ve 10. maddesinde öngörülen dava koşulların yerine getirilmesini istediği halde davacı edimini yerine getirmediğinden davalı banka adı geçen şartnamenin 2. ve 11. maddesi uyarınca tahsis hakkını kaldırma olanağına sahiptir ve müddeabihin mülkiyetini davacıya nakletmesi hususunda zorlanamaz.
Bu itibarla, davacı edimini yerine getirmediğinden karşı taraftan ifayı isteyemeyeceği ve davalının da şartname dışında bir bedeli kabulle mülkiyeti davacıya nakil için zorlanamayacağından davanın reddi doğrudur.
Sonuç: Açıklanan nedenle temyiz itirazının reddiyle hükmün (ONANMASINA), onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.3.1988 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy