(743 S. K. m. 650) (1086 S. K. m. 236)
Dava ve Karar: Davacılar vekili tarafından, davalı Niyazi D. aleyhine 12.5.1986 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.9.1988 günlü hükmün Yargıtay'ca, incelenmesi davalı dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı ve toplanan deliller itibarıyla davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, Bozma ilamında temliken tescil istemine ilişkin işbu davanın dinlenme olanağının varlığına değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen eksik inceleme ve soruşturmaya dayanılarak kurulan hüküm isabetli bulunmamıştır.
Davalı vekili değer tespitinde uzman bilirkişice emsal gösterilen taşınmazların nazara alınamayacağını ve çekişmeli taşınmazın değerinin eksik saptandığını bildirerek uzman bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Bu husus incelenmiş ve meskut bırakılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için emlak alım ve satımından anlayanlar arasından seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla çekişmeli taşınmazın mevkii, özelliği ve nitelikleri gözönünde tutularak dava günündeki gerçek değerinin saptanması, temliken tescil için Medeni Yasa'nın 650. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden delillerin tartışılması, bu arada bina değerinin açıkça zemin değerinden ziyade olup olmadığının takdir edilmesi ve varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekir.
Kabule göre de;
Çekişmeli taşınmazın değerinin muhik tazminat olarak kabulü, muhik tazminattan satış bedeli düşüldükten sonra arta kalan bedelin davalıya ödenmesi gerektiği düşünülmemiş ve kararda bu hususun meskut bırakılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy