(818 S. K. m. 39)
Dava: Davacı (M.O.) tarafından, davalı (O.M.Ö.) aleyhine 27.11.1985 gününde verilen dilekçe ile ferağa icbar suretiyle tescil ve bilahare islahen kumalıştırılan taşınmazın kamulaştırma bedelinin ödenmesi, tezyidi bedel dava hakkının saklı tutulması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; taşınmazın satış bedeli olarak ödenen 980.090 liranın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti, istimlak bedelinin kendisine ödenmesi istimlak dolayısıyla tezyidi bedel davası açma hakkının saklı tutulması haklarındaki taleplerinin reddine dair verilen 28.4.1987 günlü hükmün Yargıtya'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı (M.O.) tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerk gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ferağa icbar suretiyle tescil istemine liişkin iken bilahare çekişmeli taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle ıslah edilerek kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespitine, kamulaştırma bedelinin kendisine ödenmesine, kamulaştırma dolayısıyla tezvidi bedel davası açma hakkının saklı tutulması istemine dönüştürülmüştür. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetin davacıya aidiyetin tespiti ve tezyidi bedel davası açma hakkını saklı tutulması istekleri ileride açılacak dava için bağlayıcı durum meydana getireceğinden, bu konularda bir karar verilmesine mahal yoktur. Davacınını bu hususlarar değinen temyiz itirazları da yerinde değildir.
Davaya dayanak yapılan ve davalı (O.M.Ö.)'in 457 parsel sayılı taşınmazı 990.000 (dokuzyüzdoksanbin) lira karşılığında (M.O.)'a satış vaadinde ilişkin sözleşme, borç doğuran bir akit olması ve yasada öngörülen koşulları taşınması nedeniyle hukuken geçerlidir. Davacı edimini yerine getirmekle, karşı tarafın da edimini yerine getirmesini isteme olanağına sahiptir. Mülkiyetin intikalini sağlama bakımından hiçbir takyidi kalmayan 457 parsel sayı taşınmazın, kamulaştırılması nedeniyle onun yerine kamulaştırma bedeli kaim olmuştur. Bu bakımdan, ikame kuralı uyarınca kamulaştırma bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de;
Satış vaadi sözleşmesi uyarnıca, davalı (O.M.Ö.)'e satış bedeli olarak 990.000 (dokuzyüzdoksanbin) lira ödendiği nazara alınmadan 900.090 (dokuzyüzbindoksan) lira hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,(...) 8.3.1988 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy