(818 S. K. m. 213)
Dava: Davacı Yusuf vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.5.1988 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayanarak tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda, davanın reddine dair verilen 21.11.1988 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı Yusuf vekili tarafından istenilmekle; dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Dosya kapsamı ve toplanan deliller itibariyle davacı vekilinin Ahmet'in hukuki ehliyetine ilişkin olmak üzere sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak:
Davacı vekili, Ankara Beşinci Noterliği'nce re'sen düzenlenen 13.3.1979 gün ve 7905 yevmiye numaralı sözleşme ile Ahmet vekilinin 9352 ada 7 parsel sayılı taşınmazda mevcut apartmanın 4/16 arsa paylı 3 nolu dairesini 150.000 lira karşılığında müvekkiline satış vaadinde bulunduğunu, satış bedelinin peşin ödendiğini, zilyetliğin davacıya devredilip onun senelerden beri bu dairede oturduğunu, buna rağmen süresi dolduğundan bahisle tapu kaydındaki satış vaadi sözleşmesi ile ilgili şerhi sildirerek Ahmet vekilinin çekişmeli daireyi diğer davalı Ömer'e temlik ettiğini, davalı Ahmet'in oğlu davacı Yusuf'la arası açıldığından mezkur dairenin mülkiyetinin davacıya geçmesini önlemek için dava konusu yerin mülkiyetini vekili aracılığıyla diğer oğlu Ömer'e devrettiğini ve yapılan işlemin muvazaaya dayandığını bildirerek Ömer'e ait tapu kaydının iptali ile sözü edilen meskenin ve buna tekabül eden arsa payının davacı adına tescilini istemiştir. Davada, muvazaaya dayanılmıştır. Muvazaanın varlığının ispatı halinde davacı satış vaadi sözleşmesinden doğan kişisel hakkını yeni malik Ömer'e karşı ileri sürebilir, adı geçen davalının da Medeni Yasanın 931. maddesinde öngörülen iyi niyet koşulundan yararlanması ve yasaca korunması mümkün değildir. Bu itibarla, tarafların ikame edecekleri delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.800 lira duruşma vekalet ücretinin davalılar Ömer ve Ahmet'den alınarak davacı Yusuf'a ödenmesine, 04.04.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy