(743 S. K. m. 668)
Dava ve Karar: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.1987 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, mecra hakkı tesisine dair verilen 14.7.1988 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
M.K.'nun 668. maddesi gereğince mecra hakları taşınmazların leh ve aleyhine olarak tesis olunabilir. Tarafların 35 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların bu parsel içinde belirli bir kesimi kullanmaları aynı parsel içindeki diğer bir kesimde mecra hakkı tanınmasına olanak vermez. Şayet paydaşlar arasındaki yararlanma anlaşmasına aykırı olarak davalılar kendi yararlanma alanlarından su geçirilmesine engel oluyorlarsa bu ancak yararlanma hakkına dayalı bir elatmanın önlenmesi davasına olanak verir. Yararlanma alanlarının kendi aralarında leh ve aleyhe olarak mecra hakkı ile yükümü tutulmaları doğru değildir.
Uyuşmazlığın belirtilen esasa göre çözümlenmesi gerekirken su geçit hakkı sağlanmasına biçiminde karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy