(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.2.1984 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydına dayanılarak ormana bırakılan yerin tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 27.12.1988 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar; 8 Mart 1951 tarih, cilt: 75, sahife: 45/28'de kayıtlı tapuya dayanarak orman olarak, orman idaresi adına saptanmış 4216, 4238, 4241, 4237 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptalini ve bu tapu içinde kalıp da inceleme ile meydana çıkabilecek parsellerinde iptalen kendileri adına tescilini istemişlerdir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul ve kısmen reddetmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacıların dayanağı olan 1951 tarihli tapunun öncesi Mart 1341 tarih ve 13 noludur. Bu tapu, Hazine ve orman idaresi taraf olmadığı miktar büyütme davası ile (Atik 25, Cedit 9, Evlek 4 Arşin 82) olan yüzölçümü 173950 metrekareye çıkarılmıştır.
Öncelikle, Hazine ve Orman İdaresinin taraf olmadığı miktar büyütmeyi esas olan bir davanın sonucu verilen bu kurumları bağlamaz. Bu itibarla miktar büyütülmüş tapunun Hazine ve Orman İdaresine karşı miktar ve sınırları itibariyle hukuki sonuç sağlamayacağı açıktır.
Dosyadaki belgelere göre dava konusu parsellerin tapulama mahkemesinde orman idaresi ile tapu malikleri arasında dava konusu olup orman oldukları saptanarak gerçek kişiler adına yapılan tesbitlerin iptal edildiği orman niteliği ile tesbit dışı bırakıldığı bu ilamların kesinleştiği anlaşılmıştır. Daha sonra 6831 sayılı Yasayı değiştiren 1744 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman idaresince işlem yapılmış ve bu parsellerin orman niteliğini kaybetmiş olduğundan bahisle Hazine adına dışarı çıkarıldığı 28.5.1982 tarih ve 57 numaralı orman tahdit komisyonunca ait değişik madde uygulama tutanağının içeriğinden anlaşılmıştır.
Bu durumda, tapulama mahkemesinde dava konusu olup gerçek kişilerin aleyhine verilen kararla taşınmazların orman olduğu kesinlikle belirlenmiş olması gerçeği yanında ayrıca yukarıda değinilen 2/B uygulaması sonucu yine evvelce devletleştirilmiş orman olduğu belirgin olan taşınmazların Hazine adına 1982 yılında dışarı çıkarılması doğaldır.
Açıklanan bu olguya göre Hazine ve Orman İdaresi için bağlayıcı olmayan kararla miktar büyütülmesi sonucu oluşmuş tapuya dayanılması imkânsız olduğu gibi geçerli bir tapu söz konusu olsa dahi taşınmazların orman olduğu tapulama mahkemesi kararlarıyla saptanıp değinilen kararlar kesinleşmiş ve davacıları bağlayıcı niteliktedir. Kaldı ki orman olarak devletleştirilip sonradan dışarı çıkarıldığı da anlaşılmaktadır. 2896 sayılı Yasanın 2. maddesindeki tanıma göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler devlet ormanı ise Hazine adına dışarı çıkarılır. Burada yapılan işlem budur ve gerek tapu ile gerek zilyetlikten bahisle ormanın ihtisabı mümkün değildir. Bu durumda dava konusu parsellerden 4216 parsel sayılı taşınmaz A. adına tesbit edilmiş olup orman idaresinin 7.3.1984 tarihli cevabi layihasında parsel orman idaresi adına saptanmadığı dava konusu olamayacağı belirtilmiş olduğuna göre bu parsel için esas yönden değil husumet yönünden davanın reddi gerekir. Diğer parsellere gelince yukarıda açıklanan aşamaya ve sonuca göre Hazine adına tahdit dışına çıkarılmış olması yasaya uygun olup, bu sebeple (4236, 4237, 4238 ve 4241) sayılı parsellere ilişkin davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının reddine, Hazine ve Orman İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.03.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy