(743 S. K. m. 804)
Dava: Davacı Kooperatif vekili tarafından, davalı Vakıflar Bankası T.A.Ş. aleyhine 16.1.1990 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine, yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen, 14.5.1991 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: MK.nun 804. maddesi gereğince temlik ve ifrazlardan sonra her bir kısmın kıymetine göre ipoteğin mütenasiben tevzii işlemi yapılarak davalı ve alacaklı bankanın bunu kabulü bulunmadığından koşulları gerçekleşmediği cihetle davanın reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğrudur.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenelrle reddi ile hükmün ONAMASINA, onama harcın temyiz edene yükletilmesine, 13.12.1991 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, Medeni Kanunun 651. maddesi uyarınca tescilini sağladığı taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Ana parselden 3m kare yer, Medeni Kanunun 651. maddesi uyarınca ayrılıp davacıya verilmiş ve fakat ana parsel maliklerinden birisinin payı üzerindeki ipotek bu parçaya da inikas ettirilmiştir. Eğer ana parsel malikleri ipotekli parsellerinden 3m kare nızalı yeri rızaları ile ayıracak olsalardı ipotek sahibine karşı Medeni Kanunun 782. maddesindeki haklarını kullanabilirlerdi. Bu hakkı onları dava ederek 651. maddeye uygun olarak nizalı parselde 3m kare yeri hak eden kişi de kullanabilmelidir. Malik, rehin ile takyid edilmiş olan gayrımenkulun temin edeceği alacağın 20 de 1 inden az kıymeti olan bir parçasını mülkünden çıkarırsa; alacaklı, kendisine alel hesap bu parçanın kıymeti ile mütenasip bir miktar tediyede bulunulduğu veya gayrımenkulün kalan kısmı kafi bir teminat teşkil ettiği takdirde o parça üzerindeki rehnin fekkinden imtina edemeyeceğine göre, üzerindeki ipoteğin terkini istenen kısmımdava ile kazanan kişide bu haktan istifade edebilmelidir. Böyle bir işlem istisnanın genişletilmesi anlamına gelmez. Mahkeme bu yönde inceleme yaparak sonucuna göre bir karar vermeliydi. Noksan inceleme ile red kararı verilmesini doğru bulmadığından çoğunluğun görüşüne karşıyım. Kararın bozulması düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy