(743 S. K. m. 661)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.5.1990 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.12.1992 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Evvelce davalıya ait mer'a parseli içinden geçen dava konusu arkın, davalı Belediye'ce yeniden ihdas edildiği ve davacıya ait taşınmaz sınırından geçirildiği anlaşılmaktadır. Belediye'nin bu işlemi, kendisi tarafından kiraya verilerek yararlanılan 2020 sayılı mer'a parselini kurtarmak için yaptığı belirtilmiştir. Nevar ki esasen taban suyu da bulunan arazide Belediye'ce gayrımuntazam şekilde yeniden açılan arktan taşan ve sızan suların davacı mahsulüne zarar verdiği gibi kısa zamanda arazisinin elden çıkmasına dahi yol açacağı gerek tespit bilirkişisi, gerekse dava sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda belirtilmiş bulunmaktadır. Bu raporlarda zararın ne şekilde önleneceği ve giderileceği de gösterilmiştir. Davanın buna göre kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 5.2.1993 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy