(3194 S. K. m. 15)
Dava ve Karar: Davacı tarafından, davalı aleyhine 4.11.1991 gününde verilen dilekçe ile yola vaki müdahalenin meni ve kâl istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.11.1992 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı köy vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararı:
Dava, köy yoluna vaki elatmanın önlenmesi isteminden ibarettir. Nizalı yerlerden kadastro geçmiş davalının nizasız yeri çapa bağlanmıştır. Yalnız davalı bu yeri haricen satın almış olduğundan henüz taşınmaz üzerine kayıtlı bulunmamaktadır ve maliki adına tapuda yazılıdır. Böyle bir durumda yapılacak iş davalının savunmasında dayandığı ve haricen aldığını ileri sürdüğü kaydın çapı yerine uygulanmalı, nizalı yol olduğu iddia edilen kesimin çap içinde kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Bu husus mahkemece yapılmış ve yol olduğu iddia edilen kesim davalının haricen aldığı çapa bağlı yerin dışında kalmıştır. Bu nizalı yol yeri derede dahi kalsa yol olarak o kesimden yararlanılıyor ise köylü adına muhtarı dava açabilir. Asıl olan yerin kullanılma durumudur. Tabiat olayları itibariyle dereden su geldiği zaman yolu alabilir. Ama suyu kesilmiş kuru dereden veya buranın kenarından yol olarak yararlanılıyor ise davacı köyün dava açma hakkı vardır. Patika bir yolun olduğu da belirtildiğinden yeşil ile boyalı olarak krokide gösterilen yere davalı elatmasının önlenmesine, buradan istifadeyi engelleyen tel ve duvarın kal'ine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu üzere red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy