(818 S. K. m. 81, 162)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.10.1990 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.1991 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davalı müteahhit ile dava dışı arsa sahibi arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca yükleniciye düşen dairelerden nizalı olanını daha inşaatın devamı sırasında yüklenici, davacıya satmış ve bedeli 20.000.000 lirayı da almıştır. Yüklenici arsa sahibine karşı edimlerini yerine getirdiğinden arsa sahibi karşı edim olarak yükleniciye vereceği daireleri tapudan ona ferağ etmiştir. Böylelikle arsa sahibi ile yüklenici davalı arasındaki eser sözleşmesi hükümleri yerine getirilmiştir. Bu sözleşmeye arsa sahibi ile yüklenici geçerlilik izafe etmişlerdir. Eser sözleşmesinin icabı bina yapılırken yüklenici kendisine düşen daireyi davacıya satışı Borçlar Kanununun 162. maddesi uyarınca temliki bir muameledir. Yüklenici böylelikle kendi hakkını davacıya temlik etmiş bulunmaktadır. Temlik eden arsa sahibinden daireyi satın aldığına göre davacının ondan tescil isteme hakkı vardır. Böylece dava dinlenir. O halde, mahkemenin geçersiz satıştan bahsi ile red kararı vermesi doğru görülmemiştir. İşin bu yönünün ele alınması ayınla ilgili isteğin incelenmesi ve bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere ayın isteğinin reddi ve verilen bedelin tahsili hakkındaki kademeli talebin kabulüne karar verilmesi doğa görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harçlarının yatıranlara iadesine, 05.02.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy