(743 S. K. m. 611, 612, 631)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine, 20.11.1989 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne dair verilen 12.11.1991 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Taşınmaz, davacılar ve davalılara murislerinden kalmıştır. Taraflar tapuya giderek iştirak halindeki mülkiyeti müşterek mülkiyete çevirmişler, böylece veraset ilamlarına göre paylarını belirleyerek taşınmazda müşterek malik olmuşlardır. Bu işlemler 1920 parsel bakımından 28.7.1967 (76)'de 350 sayılı parsel bakımından da 23.7.1956 tarihinde olmuştur. Sonradan 1989 yılında sanki aralarındaki iştirak devam ediyormuşçasına haricen düzenlenen yazılı bir sözleşme ile miras taksim sözleşmesi yaptıklarını ileri sürerek tescil istendiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, 5.7.1989 tarihli yazılı sözleşmenin geçerli olması için resmi şekilde düzenlenmesi gerekir. Sözleşme bu yönü ile geçerli değildir. Medeni Kanun'un 611 ve 612. maddeleri davaya konu olayda uygulanmaz, bu bir yararlanma sözleşmesi de değildir. O halde verilen karar doğrudur. Temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy