(4342 S. K. m. 3, 4, 29) (3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.3.1991 gününde verilen dilekçe ile mera iddiası ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 4.6.1992 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu parselin mera olduğundan bahisle Hazine, tapu iptali ve sınırlandırma istemiştir. 259 sayılı nizalı parselin etrafı 310 nolu mera parseli ile çevrilidir. 233 parsele uygulanan vergi kaydının bir sınırı tepe, diğer sınırı dere okumakta böylelikle miktarı ile geçerli bulunmaktadır. Nizalı taşınmazın her ne kadar mera olmadığı yönünde bilirkişi raporu varsa da, tepe ile gösterilen ve dere ile çevrili sınır üzerinde durularak 259 sayılı parselin 310 sayılı mera parseli ile toprak yapısı mukayese edilerek karşılaştırmalı bilirkişi görüşü alınıp ondan sonra zilyetlikle kazanılacak yer olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Tepe gösterilen yerin mera olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Kayıtlara ve oluşa ters düşen bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmemelidir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy