(1086 S. K. m. 290)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı eleyhine 27.8.1990 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın kabulüne dair verilen 10.2.1993 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, taşınmazı başka taşınmazlarla birlikte davalıya satar ve senetle teslim ettiğini de belirtir. Her ne kadar davacı gerçekte bunun bir satım olmadığını, teslimde bulunmadığını, kendisine bakması için davacıya verildiğini, davalının da bakma borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle iade isteğini ileri sürmüş ise de, davacı ile davalı arasında gayrimenkulün satışına dair senet düzenlenmiş, senette taşınmazın bedelinin alındığı, teslim de edildiği yazılmış olduğuna nazaran, bunun aksi gene yazılı bir belge ile kanıtlanması gerekeceğinden, böyle bir belge de ileri sürülmediğinden, mahkemenin davanın reddine karar vermesi gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy