(1757 S. K. m. 235, 236) (743 S. K. m. 2) (766 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasındaki noter satış vaadi sözleşmesi gereğince ferağa icbar davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.07.1995 gün ve 1995/4444-5492 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava satış vaadi sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescil isteminden ibarettir. Taşınmaz 26.02.1968 tarihinde satış vaadi sözleşmesi gereğince davacıya satılmıştır. Ne var ki bu taşınmaz 4753 sayılı Yasaya göre takyitlidir. 4753 sayılı Yasaya göre takyitli olan taşınmazın satışının vaad edilemeyeceğine dair bir Kanun maddesi yoktur. Bölgeye tapulama gelmiş 25.06.1974 tarihinde satıcı bulunan tapu maliklerine taşınmazı yazmıştır. Takyitli olduğundan davacı satın alma yoluyla tapulamada bu taşınmazı adına kayıt ettiremeyeceğinden ve yasal engeli aşamayacağından tapulamaya müracaat etse de red edileceğinden tapulamaya başvurmaması aleyhine yorumlanamaz. 14.11.1952 tarihinden sonraki 25 yıl 14.11.1977 tarihinde dolacağından davacının dava açma hakkı bu tarihten sonra doğar. 14.11.1977 tarihi de dava açma hakkının doğması bakımından tapulama tarihinden sonraki bir güne rastladığından olayda tapulamaya tekaddüm eden bir sebep bulunmamaktadır. O halde olayda 766 sayılı Yasanın 31/2 ve 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddeleri uygulanamaz. 4753 sayılı Yasaya göre dağıtılan topraklar 1757 sayılı Yasa hükümlerine tabi tutulmuştur. 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu 25.06.1973 tarihinde kabul edilmiş 236. madde ile yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. 235. maddesiyle 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile ek tadilleri yürürlükten kaldırılmıştır. Ne var ki 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu 10.05.1978 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. 4753 sayılı Yasaya göre dağıtılan topraklar 1617 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu yerini alacak yeni bir yasa çıkıncaya kadar devir ve temlik edilemezler. 1617 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile 4486 sayılı Teknik Ziraat ve Bahçıvanlık okulları hakkındaki Kanunlara dayanılarak dağıtılan tarım arazisi Toprak ve Tarım Reformu Kanununun yürürlüğe gireceği tarihe kadar devir ve temlik edilemez hükmünü getirmiştir. Toprak ve Tarım Reformu Kanununun kabul ve yürürlüğe girdiği 1973 tarihinde daha henüz davacının almış bulunduğu taşınmazın 25 yıllık takyidi dolmamıştır. 25 yıllık takyit 14.11.1977 tarihinde dolmuştur. Bu tarih 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Yasasının yürürlüğe girmesinden önceye rastladığına göre davacının zamanaşımı 17.11.1977 tarihinden itibaren başlamak gerekir. Davacının satış vaadi geçerli ise de takyitten sonra ifa imkanı doğacağından bu ifa imkanı da 25.06.1974 tarihindeki tapulamadan sonra 14.11.1977'de başlayacağından tapulamaya tekaddüm eden bir sebep olayda oluşmamıştır. Bu itibarla davaya konu olayda hak düşürücü süre yoktur. Dava 29.07.1987'de açıldığına göre o tarih itibarıyla sukutu hak yok idi davacının açmış olduğu dava karara bağlanmış temyiz aşamasından da geçerek kesinleşmiştir. Şimdiki açılan dava 09.09.1993 tarihinde açılmıştır ve de 14.11.1977 tarihinde tahakkuk eden ifa olanağından sonraki tarihte açılmıştır. Ne var ki davacı bu taşınmazı kullanmaktadır. Satılan bir mal alıcısına teslim edilmiş olduğuna onun tarafından da kullanıldığına göre artık taşınmazı fiilen elinden çıkaran davalıların davacıya karşı zamanaşımı savunmasında bulunması iyi niyet kaideleri ile bağdaşamaz ve zamanaşımı olayda tahakkuk etmemiştir. Bu sebeple mahkemenin hem sukutu hak süresinin geçmesini hem de zamanaşımını kabul etmemesi doğrudur. Bu yönler Dairemizce zuhulen gözden kaçırılmış ve Daire kararı 10 yıllık hak düşürücü süreye değinerek Mahkeme hükmünü bozmuştur. Yukarıda yazılan sebeplerle Dairemiz kararının kaldırılmasına, usul ve Yasaya uygun olan yerel Mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle Dairemizin 03.07.1995 günlü ve 4444 esas 5492 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve mahkemenin 21.03.1995 tarihli 1993/587 esas 1995/137 karar sayılı ilamının ONANMASINA, peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde yatırana iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.12.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy