(743 S. K. m. 931) (818 S. K. m. 213) (4721 S. K. m. 1023)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.11.1994 gün ve 1994/8015-10522 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Arif P. Ağabeysi bulunan Abdullah P. ile birlikte sözde kooperatife Abdullah P.'ı ortak ederek, özde birlikte malik olarak kooperatiften dükkan sahibi olmak isterler. Abdullah P. görünürde kooperatif üyesi bulunduğu için kooperatif işleri bitirip şahsi münasebete geçerken Abdullah P.'a tapu verir, tapuyu alan Abdullah bacanağının oğluna bu gayrimenkulü tapudan satar, alan kişi de A. E. Çelik'e dükkanı para karşılığı ferağ eder. Davacı Abdullah P.'ı kooperatifin henüz başlangıcında notere götürerek onunla bir sözleşme düzenlerler. Bu sözleşmeye göre Abdullah P. kooperatifte kardeşi ile ortak dükkan edinmek istediğini ne var ki ikisi birlikte ortak olamadığı için kendisinin ortaklığa kabul edildiğini, giriş paraları ve ödentilerin davacı ile birlikte ödendiğini, sonuçta dükkan kendisine verilirse yarısını kardeşi davacıya vereceğini, resmi senet ile kabul etmiş bulunduğuna, bu senedin her ne kadar satış vaadi şeklinde düzenlenmiş olsa dahi özünde para alınıp verilmek suretiyle bir satış vaadi sözleşmesi olmayıp, Abdullah P. ile davacı arasında akdedilmiş bir inanç sözleşmesi olmasına, Abdullah'ın önce bacanağın oğluna dükkanı ferağ etmesine, onun da A. E. Çelik'e tapuda bu gayrimenkulü satmasının muvazaalı olduğu ileri sürülmesine göre artık burada salt satış vaadi sözleşmesi uyarınca bir tapu iptali ve cebri tescil davası bulunmayıp inanç sözleşmesine ve muvazaaya dayalı açılmış tapu iptali ve tescil davası olup, müddeabihin değerine göre mahkemenin görevi belirleneceğine göre dairemizin bu yönde hataya düşerek sırf satış vaadi nedeniyle tescil şeklinde davayı görerek görev yönünden hükmün bozulması doğru görülmediğinden düzeltme isteğinin kabulü ile dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün esasının incelenmesine geçildi;
Dosya kapsamına, toplanan delillere Arif P.'ın Abdullah P. isimli ağabeysi ile yaptığı inanç sözleşmesi geçerli bulunmasına rağmen Abdullah'ın bacanağının oğlu Günay'a taşınmazı satışı, bu taşınmazı kardeşi Arif'ten kaçırarak onun mülk edinmesini, onlara gayesine matuf olmasına, fakat A. E. Çelik'in borç para bularak ve borçlanarak kendisine mülk edinmek gayesi ile tapudan gerçekten aldığının aksi sabit olmadığına, yani muvazaa kanıtlanamadığına göre davalı A. E. Çelik MK. nun 931. maddesinden yararlandığından mahkemenin redde dair kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle Dairemizin 11.11.1994 gün 1994/8015/10522 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, davacının temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 12.7.1994 tarih ve 1991/155-153 sayılı kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy