(1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.05.1995 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali mera olarak sınırlandırılması, men'i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın kabulüne dair verilen 09.11.1995 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, meralık iddiasına dayanarak tapu iptali ve sınırlandırma isteminden ibarettir. Hazine'nin de taraf bulunduğu, davalının açmış olduğu MK.nun 639. maddesine dayalı tescil davasında nizalı taşınmazın davalı adına özel mülk olarak tesciline karar verildiği, buna dayanarak da tapusunun tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu hüküm Hazineyi bağlar. Mahkeme kararı Yargıtay aşamasından da geçerek onanmış olduğuna göre, özel mülke konu olma durumu kesinleşmiştir. HUMK.nun 237. maddesi uyarınca Hazine heline kesin hükmü dışlayan bir hal bulunmamaktadır. Tescil davasının karar düzeltme aşamasında Hazine meralık savunmasında da bulunmuştur. O davayı kaybetmiş olması nedeniyle davalının tapusunun sonradan meralık nedeniyle iptali yasal olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün (BOZULMASINA), istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 21.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy