(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.01.1995 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.02.1996 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, geçit hakkı isteminden ibarettir. 3 sayılı parselin maliki 2 sayılı parsel malikinden geçit istemiştir. 3 ile 2 sayılı parseller arasında dere vardır. Davacı, derenin üzerine köprü kurmak suretiyle 2 sayılı parselden geçerek Ilıcalı köyü yoluna çıkma olanağı bulacağını söylemiş, Ilıcalı köyü yoluna sırf köprü yaparak ulaşmanın fevkalade masraflı olacağını, kendisi için yıkıma varan masrafı gerektirdiğinden bu seçeneği istemediğini ileri sürmüştür. Mahkeme her iki seçenek içinde dereden geçme bulunduğundan, dereye de geçit kurulamayacağından davanın reddine karar vermiştir.
Dereler hakkında tapu kaydı düzenlenmez. Bunlar sınırından geçtiği gayrimenkulün kadastrosu düzenlenirken taşınmaz sınırına işaretle belirlenirler. Böyle bir halin, sınırında dere olan gayrimenkullerde dereden köprü yaparak karşı kenardaki gayrimenkulden geçit kurularak ana yola bağlantı kurulmasını engellemez. Derelerden herkes yararlanacağına göre davacı da köprü kurarak yararlanabilir. O halde 2 sayılı parselin 13.04.1995 tarihli keşfinde düzenlenen krokisinde yeşil renkli kalemle boyalı olarak gösterilen yerde 3 sayılı parsel lehine geçit kurulmasına, sırf sınır da dere olması mani olmamalıdır. Davacı dereden köprü ile geçeceğini belirttiğine göre bu seçenekten davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy