(1086 S. K. m. 287, 290)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.02.1995 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 20.11.1995 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Ödünç olarak verilen bir paranın edasını sağlamak için borçlunun, kendisine ait nizalı taşınmazı alacaklıya satmış gibi göstermiş olması, yani alacaklının alacağını teminat altına almak için böyle bir sözleşme yapıldığını, davacının iddia ederek taşınmazını borç ödendiğinden dolayı geri istemesi halini alacaklı olarak taşınmaz üzerine devredilen kişinin borçluya verdiği yazılı bir belge ile kanıtlanması gerekir. Davaya konu olayda, tapu maliki Hatun, Resul isimli bir kişiye, aldığı borca karşılık olmak üzere gayrimenkulünü satış göstermek suretiyle Resul üzerine ferağ etmiştir. Resul, vermiş bulunduğu ve imzasını taşıyan belgede, Hatun'dan alacağını aldıktan sonra teminat olmak üzere tapuyu, istediği kişiye devir edeceğini açıklayan bir belge vermiştir. Gene iddiaya göre Hatun, Resul'e verdiği direktifle Resul'ün bu tapuyu Güzel'e devrettiği, Güzel'in de kardeşi Turhan'a gene tapudan taşınmazı ferağ ettiği ve son malikin Turhan olduğu belirlendiğinden, davanın Turhan ve Güzel aleyhine açıldığı anlaşılmıştır. Hatun'un isteği üzerine Resul tarafından taşınmaz Güzel'e devredilmiştir. Güzel'in bu taşınmazı borcuna karşılık Hatun tarafından dolaylı olarak kendisine teminat olarak bıraktığı hakkında O'nu bağlayan bir belge bulunmamaktadır. Güzel'in elinden çıkmış ve satışın teminat olduğuna dair bir delil olmadığına göre, Güzel'in MK'nun 931. maddesinin himayesinden istifade edeceği bellidir. Güzel, taşınmazı Turhan'a tapudan sattıktan sonra olaydan ilk malik Hatun'un kocasının Turhan'a vermiş bulunduğu bir tahliye taahhüdü de Turhan'ın tapu ile mülkiyet elde edişinin hakkın özü bakımından da doğru olduğu kanaatini uyandırmıştır. Şu hale göre, Güzel'in elinden çıkmış yazılı bir belge bulunmadığı nedeniyle Güzel'in mülk sahibi oluşunun borcun teminatı olarak düzenlenen bir sözleşme uyarınca sözde mülk sahibi olarak kabul edilmesine ait delil bulunmadığından mahkemenin red kararı vermesinde bir usulsüzlük görülmediğinden hükmün onanması geremiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı sebeplerle temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (ONANMASINA), davalı kendisini vekile temsil ettirdiğinden 750.000 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy