(6183 S. K. m. 21, 29, 30)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.9.1994 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin kaldırılmasının istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda: davanın kabulüne dair verilen 5.3.1996 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararı:
Davacı, dava konusu 4. parsel sayılı taşınmazı satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, satış vaadi sözleşmesini 18.12.1991 tarihinde tapuya şerh ettirdiğini, ancak bayii Anonim Şirketin vergi borcundan dolayı davalı Maliye'nin daha sonra 16.9.1992 tarihinde taşınmazın tapu kaydı üzerine şerh koydurduğunu, kendi satış vaadi sözleşmesi şerhinin mukaddem tarihli olması nedeniyle Maliye'nin vergi alacağından dolayı daha sonra koydurduğu haciz şerhinin kaldırılmasını istemiş mahkeme davayı kabul etmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 21 ve devamı maddelerinde amme alacaklarının tahsilinin temini yönünden bir takım koruyucu hükümler öngörülmüş özellikle 29. maddesinde amme alacağını ödemeyen borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyike rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren veya beyan ettiği malların borca yetersizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptığı tasarruflardan maddede gösterilenlerin hükümsüz sayılacağı ve ayrıca 30. maddesinde borçlunun malı bulunmadığı veya Borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan açık yasa hükümlerine ve toplanan delillere göre davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Usul ve Yasa'ya aykırı hükmün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy