(1086 S. K. m. 13)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 10.11.1995 ve 13.11.1995 günlerinde verilen dilekçeler ile satış bedelinin tahsili karşılık davada tapu iptali ve payları oranında tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; her iki davanın ayrı ayrı kabulüne dair verilen 20.11.1995 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.11.1996 gün 109141 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.'nun 427/6. maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Bursa İli Yıldırım İlçesinde bulunan 2 parselde kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde bedelinin ödenmediği nedeniyle tahsilini istemiş, Davalılar vekili tarafından esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istedikleri, Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili açılan bu karşılık davada, Yavuzeli Mahkemesince davayı kabul, bulunduğundan bahisle iptal ve tescil kararı verildiği görülmüştür.
Taşınmazın mülkiyetinin harici satışla intikalini sağlamak gayesiyle açılan davada HUMK.'nun 13. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer Mahkemesinin kamu düzeni gereğince kesin yetkili olduğuna ilişkin kural, kabul ve karşılık dava yoluyla aşılamaz.
Bu nedenle Mahkemenin yetkisiz olduğunu gözetmeden, tescil kararı vermesi doğru görülmediğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Adalet Bakanlığı'nın, gösterdiği lüzum üzerine Kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine, 24.01.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy