(1086 S. K. m. 275, 388) (743 S. K. m. 668)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.1992 gününde verilen dilekçe ile su yolu geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.3.1996 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı D.S.İ. ve davalı İ. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar 4 sayılı parsellerine, menderes nehrinden su almak için 26 sayılı parsel ile D.S.İ. ye ait sedde tabir edilen ve yol olarak kullanılan yerden mecra hakkı istemiştir. M.K.668 maddesinden gayrimenkul sahiplerinin yapılacak zarar tamamıyla ve peşinen tazmin olunmak şartı ile mülkünün altından veya üstünden su yolu ve gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmesi imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip olursa müsaade etmeye mecburdur. Bu tesisat sahibinin talebi üzerine masrafı kendisine ait olmak üzere tapu siciline kaydolunur. Bunun için davacı taşınmazının malikleri davayı açmıştır. Davacılara, ait 4 parselin bir köşesinden krokide görüldüğü üzere "Birinci kısım .. sol ana kanal" geçtiği görülmüştür. Bu ana kanal devlet tarafından açılan ve civardaki taşınmazlara sulama suyu getirmek için kullanılan kanal mı yoksa yılın muayyen zamanlarında menderes'in yapmış bulunduğu seylapların civara zararını önlemek için açılmış tahliye kanalı mı olduğu açıklık kazanmamıştır. Eğer 3-4 ve 5 no.lu parsellerin sınırından geçen kanal sulanmak için yılın dört mevsiminde kullanılacak suyu taşıyan bir kanal ise arazinin eğim durumuda gözetilerek bu kanaldan tabii mecrası ilemi yoksa motopomp suretiylealınacak su ile mi 4 sayılı parselin sulanma olanağının bulunup bulunmadığı münakaşa edilmemiştir.
Mahkeme 4 sayılı parsele D.S.İ. ye ait 1 sayılı parsel ile şahsa ait 26 parselden mecra geçirmiştir. 1 sayılı parselden geçecek mecra 26 sayılı parselden 1 sayılı parsel sınırına yakın yerde batma, sedde ve yol altından künk ve büzlerle geçtikten sonra davacı 4 sayılı parselinde çıkma suretiyle yararlanılacağı belirtilmiştir. Sarıçay veya Menderes nehrinden su almak için 26 sayılı parselden tamamen su geçirilmek suretiyle 228 metre boyunda ve 3 metre genişliğinde olmak üzere su kanalı geçirilmesine karar verilmiş, ayrıca kanaldan çıkan toprağın 26 parsele dökülmesi suretiyle o parselde kanal kenarında bir yükseklik yapılarak kanal suyunun taşmasına ve 2 ve 26 sayılı parsellere zarar vermesinin önlenmesine karar verilmiştir. Bölgenin özelliği itibariyle menderes nehrine 3 metre genişliğinde ve bu genişlik sınır yolu olarak kullanılmak üzere mecra kurulduğu görülmüştür. Davacı taşınmazı 30150 M2 dir. Davalı taşınmazda 30150 M2 olarak tapuda belirtilmiş isede 26 numaralı olan davalı parseli ile 4 numaralı davacı parseli çapının kontrolünde 4 no.lu davacı parselinin 26 no.lu davalı parselinden daha büyük olduğu gözlenmiştir. Fakat bu büyüklük 26 sayılı parselden 3 metre genişliğindeki bir su yolunun tamamen su ile dolacağı hallerde 4 no.lu parselin ne kadar zamanda sulayacağı ve mahsule yarayışlı bir sulama yapılacağı ve bu sulama ile de kaç günde veya kaç saatte sulama ihtiyacının 3 metre genişliğindeki bir kanaldan çok 1-1,5 metre genişliğinde ihtiyacı karşılaşacak, amaca uygun düşecek bir su arkı ile karşılanabilip karşılanamıyacağı mukayeseli bir şekilde irdelenerek karar verilmelidir. 3 metre genişlikte bir su kanalından derinliğinde düşünüldüğünde çıkacak kanal toprağının 26 sayılı parsele atılıp yığılmasıyla oluşacak (tump) yüksekliğin 26 parselin maliki tarafından kullanılamıyacağı da gözetilerek bir karar vermek gerekir. Devletin masraf ihtiyat ederek yapmış bulunduğu sulama kanalları ve tahliye kanallarından su alarak tarla sulamak ve verimi artırmak esastır. Fakat bunu yaparken de öncelikle her gayrimenkulün sahiplerinin gayrimenkulun genişliği kanallara yakınlığı, motopomp kullanabilip kullanamıyacakları, motopomp kullanabilecekleri hallerde öncelikle bu yönün tercih edilmesi gerekeceği, eğer bu imkansızlaşır veya çok fazla masrafa mucip olursa civar komşularından mecra hakkı isteyebilme hakları bulunduğunun kabulü gerekir. Bu mecraya hükmederken de kanal genişliğinde bir su yolu mu yoksa ark ile sulama imkanının mümkün olup olmadığı tartışılmak, verimli arazilerin mümkün olduğunca korunması cihetine gidilmek gerekir. D.S.İ.nin sedde ve yol tabir edilen 1 sayılı parselinin altından hattı-çıktı usulü ile yol geçirilmesi mümkün olduğuna göre eğer 26 sayılı parselden mecra verilecek ise haliyle bu kullanım usulünün 1 sayılı parselde tercihi bilirkişice tavsiye edildiğinden bu yöne ait D.S.İ. tercihi bilirkişice tavsiye edildiğinden bu yöne ait D.S.İ. temyizi yerinde görülmemiştir. Bütün bunlar gözetilerek bir karar verilmek ve verilen kararın usulün 388. maddesi uyarınca icraca uygulanabilir hale gelmesi temyiz merciince de incelenebilir olması yönünden bilirkişiye kroki çizdirilmesi kararın eki olarak muhafaza edilmelidir. Bu nedenlerle eksik inceleme, araştırma ve uygulama ile karar verilmesi doğru görülmediğinden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 6.3.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy