(1086 S. K. m. 76)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.1995 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 5.7.1996 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 65 parsel sayılı taşınmazda yapılan binada inşaat aşamasında mirasbırakanları O.Y.'ın zemin katta projedeki 3 No.lu daireyi davalıya sattığını, davalının anılan dairede oturduğunu ancak bu dairenin tapuda projeye uyulmaksızın 2 No.lu daire olarak geçtiğini kendilerine ait porejedeki 2 No.lu dairenin ise tapuda 3 No.lu daire olarak geçtiğini beyanla 2 No.lu dairenin kat irtifak hakkının iptali ile kendi adlarına 3 No.lu dairenin kat irtifak hakkının iptali ile davalı adına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı, satın aldığı dairede oturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece "İnşaat projesine göre zemin katta yer alan ve davalı Ş.A. adına tapuya tescil edilmiş olan 2 No.lu bağımsız bölüme ait tapunun iptaline, iş bu bağımsız bölümün L.Y. varisleri davacılar A.B. Ü.Y. ve M.T. adına eşit olarak tapuya tesciline, ... arka bahçeye bakan 3 No.lu bağımsız bölümün tapusunun iptaline, iş bu bağımsız bölümün davalı Ş.A. adına tapuya tesciline şeklinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyize getirmiştir.
Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelemeyi yaparak sonuca ulaşmak ise mahkemeye aittir. Taraflar davanın dayanağı vakıaları göstermek, hakimde H.U.M.K.nun 76. maddesi gereğince hukuki sebepleri tespit ederek uygulamakla yükümlüdür. Somut olayda, yukarıda özetlendiği gibi davacılar inşaat projesi ile tapu kaydındaki uyumsuzluğun düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece nasılki çapa bağlanmış taşınmazlarda tapunun dayanağı çap ise kat irtifakının kurulması halinde de bunun dayanağı tapu sicil müdürlüğündeki tasdikli inşaat projesi olduğu hususu gözetilmemiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazı önce bina inşaat halinde iken harici sözleşmeye göre satın almıştır. Buna göre, girişte sağdaki daire davacıya satılmıştır. Bu husus taraflar arasında çekişmesizdir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, davanın tapu iptali ve tescil gibi nitelendirilerek, tarafların kabulündeki durumun aksine, mülkiyet nakli yaratılarak, davacı adına satın almadığı arka bahçeye bakan dairenin tesciline karar verilmiştir. Sadece proje ve tapu kaydını uyumlu hale getirmek gerekirken yani davalının oturduğu sözleşmeye göre projedeki 3 numaralı yere uygun tapu oluşturmak gerekirken talebi de aşarak yanlış hukuki niteleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 9.6.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy