(743 S. K. m. 633)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.7.1996 gününde verilen dilekçe ile muarazanın men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.5.1997 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 3402 sayılı Kanunun 16. maddesinin (A) fıkrasında, meydanların kamu malı olduğu, buraların Hazine Kamu Kurum ve Kuruluşları, İl, belediye, köy veya mahalli idare tüzelkişilikleri adına tespit olunacağı hükme bağlanmıştır. Nizalı parsel halen şahıs adına tapuda kayıtlı ise de yolun ve meydanan genişletilmesi amacı ile köy tarafından istimlak edilmiştir. Köy muhtarının beyanına göre bu yerin pazar yerine gelen belde halkının araçlarının park yeri olarak kullanılmasına ayrıldığı anlaşılmış bulunmaktadır. Şu hale göre fiilinde kullanma başlamıştır. şu duruma göre davacı bu yere kapı açmak istemektedir. Her ne kadar kayden özel mülk olarak görülmekte ise de MK. nun 633. maddesi uyarınca artık buraların kamu malı olduğu anlaşıldığından, bunun yararlanma biçimi ve yerin meydan olarak istimlak edildiğide göz önüne alındığında her halde diğer köy halkı gibi davacının da buradan yararlanması mümkün olduğundan davanın kabulüne karar verilecek yerde red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz itirazları yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy