(3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal ve tazminat ve yağmur sularının önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 13.11.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: İmar Kanununun 18. maddesinin 9. fıkrasına göre imar düzenlemesi sırasında plan ve muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün bulunmayan yapılar ise birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri ilgili parsel maliklerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur. Nizalı yer bahçe duvarıdır. Böylece hane ev gibi bir muhdesatın ayakta durmasını sağlayan duvar değildir. O nedenle, bahçe duvarının imar parselli davacı yerine müdahalesi tespit edildiğinde müdahalenin men'i ve kale karar verilebilir. Kanundaki yapıdan maksadın kanunun gerekçesi maddenin amacı ve yazılış şekli itibariyle böyle yorumlanmak gerekir. Bu sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASI gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy