(743 S. K. m. 581)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 7.5.1996 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.7.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Osman ... tarafından istenilmekle temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin olarak verilen 15.9.1997 günlü kararın temyizi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5.8.1997 tarihinde davalı Osman ...'e karar tebliğ edilmiş, adı geçen 9.9.1997 tarihinde hükmü temyiz etmiştir.
Mümeyyize tebliğ tarihi itibariyle temyiz süresinin adli tatil içerisinde bittiği anlaşıldığından sürenin 12.9.1997 tarihine kadar uzadığı gözetilmeden 15.9.1997 tarihinde süre aşımından temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde temyiz edilmiştir.
5.8.1997 gününde tebliğ edilen karara karşı 9.9.1997 tarihinde temyiz yoluna müracaat edilmekle süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından mahkemenin bu temyizin süresinde olmadığından dolayı temyiz dilekçesinin reddine dair kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmesine karar verildi.
Ayşe ...'a taksimen taşınmazın miras yolu ile kaldığı dosya kapsamına, bilirkişi ve tanık sözlerine göre sabit olmuştur. Ayşe ...'ın verasete göre Mehmet ... ve Ali ... isimli iki mirasçısı bulunmaktadır. Mehmet ... iştirakli paydaş olmasına rağmen bu taşınmazı davalı Osman'a satmıştır. İştirakli Mehmet ...'ın satışından dolayı Osman taşınmaza elattığı için Ali tek başına men'i müdahale davası açmıştır. Medeni Kanununun 581. maddesine göre Ali ...'un ya Mehmet'e birlikte dava açması veya Mehmet'in Ali'nin davasına muvafakat etmesi; bu da olmaz ise Ayşe'nin miras şirketine tayin edilecek mümessil huzuru ile davaya devamla bir karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul olunarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmaya göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.03.1998 günün de oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy