(1086 S. K. m. 388) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.2.1995 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmaz ise tazminat, karşı davada ise satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, karşılık davanın kabulüne dair verilen 30.12.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 26.5.1998 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Atilla ...... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. A.Cahit ...... geldiler Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: HUMK. nun 388.maddesinin 5.bendi hükmüne göre; mahkeme kararlarının, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğunu ihtiva etmesi gerekir. Yine, mer'i Anayasanın 141.maddesinin 3.fıkrası hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Gerekçe sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi Yargıtay denetimi de ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Temyize konu kararda gerekçe hüküm fıkrasına aykırıdır. Kısa kararın zapta sehven yanlış geçildiği, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının da kısa karara uygun olması için aynı şekilde oluşturulduğu, gerekçenin yanlış oluşturulan kısa karara ve hüküm fıkrasına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Anayasanın 141/3 ve HUMK.nun 388 maddeleri anlamında usule uygun bir gerekçeden söz edilemeyeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine, 750.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine 26.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy