(3402 S. K. m. 12, 16) (766 S. K. m. 31)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.8.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.9.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı köy muhtarlığı dava konusu taşınmazın belirli bir kesiminin kadim köy yolu olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve yol olarak paftasına işlenmesini istemiş, mahkemece tapulama tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahis ile davanın reddine karar verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi umumi yolu kamu malı niteliğinde kabul ederek haritasında gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dava konusu taşınmaz senetsizden davalı adına kadastro görmüştür. Bu taşınmazın bir kesiminin köye ait kadim yol olduğu ileri sürülmektedir. Böyle ise, bu nitelikli yerlerin zamanaşımı ile mülk edinilmesi mümkün değildir ve böyle yerlerde kaldırılan 766 sayılı Tapulama Kanununun 31/2 ve 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre söz konusu olmaz. Bu nedenle mahkemece olayda yararı olmayan çevre köylerden seçilecek bilirkişi ve tanıkları dinleyerek dava konusu edilen kesimin niteliği tam ve sağlıklı olarak tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilerek davanın reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 13.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy