(818 S. K. m. 213) (743 S. K. m. 633) (1086 S. K. m. 186) (4721 S. K. m. 705)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.4.1993 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.3.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil istemine ilişkindir. Alıcı davacı Feyzullah Y. satıcıyı hasım göstererek 7.4.1993 tarihinde tescil davası açmış ve aynı zamanda 20.4.1993 tarihinde taşınmazın ahara intikalinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve karar tapuya işlenmiştir. Dava devam ederken bu kez malik ikinci kere taşınmazı Ayhan S.e satış vaadi sözleşmesi ile sattığı için Ayhan, satıcı aleyhine cebri tescil davası açmış ayrı ayrı Mahkemelerde dava devam ederken Ayhan S.in davası daha önce karara bağlanmış ve Ayhan S. davayı kazanmıştır. Kararın kesinleştiğinde tapuya işlem yapmak üzere götürdüğünde ihtiyati tedbir kararı ile karşılaştığından tapuda işlem yapamamıştır. Bu kere Ayhan S. harçsız dilekçe ile davalı yerinde davaya müdahale etmiştir ve davacının davasının reddini savunmuştur. Mahkeme Ayhan S.in lehine, aldığı kararı bu davada kaldıramayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Olaya göre bir bağımsız bölümün maliki tarafından iki ayrı kişiye satış vaadi sözleşmesi ile satılmıştır. Ayhan S. her ne kadar davacıdan sonra dava açmış ise de ondan önce karar almıştır. Almış olduğu bu karar, davacı Feyzullah Y. o davada taraf olmadığı için onu bağlamaz. Aksine Feyzullah'ın davasında ihtiyati tedbir kararı da alınmıştır. O halde Ayhan S. ile Feyzullah Y. karşı karşıya gelerek satış vaadinden doğan şahsi haklarını hangisi diğerine karşı tercih edileceği münakaşa konusu yapılmalıdır. Bu nedenle bunlar düşünülmeden usulü noksanlıklar örneğin; Her ne kadar tapuda nizalı taşınmaz satıcı Nazmi üzerinde gözüküyor ise de MK. nun 633 maddesi ve konulan ihtiyati tedbir gözetilerek hiç olmazsa HUMK. nun 186 maddesi çalıştırılarak satıcının yanında Ayhan S. de davaya sokulup, toplanan deliller de münakaşa edilerek bir sonuca varmak lazım gelirken olaya uymayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy