(743 S. K. m. 671, 709) (4721 S. K. m. 747, 785)
Dava: Davacı ismet A. vekili tarafından, davalı Salih D. aleyhine 17.6.1997 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden ve gider yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı taşınmazı lehine kendine ait 382 ve 383 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulan geçit hakkının, davalının genel yola ulaşmak için daha kısa bir yolu olduğu gerekçesiyle kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davacının varlığını iddia ettiği yolun şimdiki geçit hakkının kurulmasına ilişkin 1994/332-539 sayılı dosyada tartışıldığını, o zamanki koşullarda değişiklik olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasını gerektirmeyen yeni bir yol oluştuğu, davacı taşınmazları üzerindeki geçide ihtiyaç kalmadığı böylece Medeni Kanunun 709/1 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyize getirmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 671 maddesi gereğince kurulan geçit hakkının kaldırılması istemine ilişkindir. Anılan maddeye göre, genel yola ulaşmak için yeterli yolu bulunmayan taşınmaz maliki komşularından tam bir bedel karşılığı kendisine geçmek için uygun bir yerin terkini isteyebilir. Ancak, bu yer tarafların yararları gözetilerek en az zarar görecek komşu taşınmaz sahibinden istenmelidir. Tüm bu koşullar oluştuktan sonra tesis edilen geçit hakkının kaldırılabilmesi için Medeni Kanunun 709/1 maddesi gereğince irtifak hakkı temin edildiği menfaatleri büsbütün kaybetmiş ise kendisine külfet yüklenen taşınmaz sahibi bu hakkın terkinini isteyebilir. Geçit davacılarında bu taşınmazın genel yola kavuşması yani yetkili kamu idareleri tarafından umumun kullanmasına tahsis edilen ve herkesin yararlanmaya hakkı olduğu bir yola cephesinin ya da bu yola daha kolay ulaşması ile olabilir. Bu iddialar ile dava açıldığında da leh ve aleyhine geçit kurulan taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almaları gerekir.
Somut olayda;
1994/332-539 sayılı ve 30.11.1994 tarihli ilam ile 380 parsel sayılı taşınmaz yararına 381, 382, 383 ve 384 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit kurulduğu halde 381 parsel sayılı taşınmaz maliki davada yer almamıştır. Mahkemece bu eksiklik giderilmeden işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine, 04.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy