(4342 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.8.1989 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.11.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 16.6.1998 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı S. Köyü Muhtarı Dursun F. ve karşı taraftan köy muhtarı Musa A. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. iş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Davacı köy vekili; dava konusu meranın iki köyün müşterek merası olduğunu, ihtilaf çıkması üzerine 27.8.1960 tarihli İlçe idare Kurulu kararı ile bir sınır çizilerek arazinin ikiye ayrıldığını ve güney kısmının davacı köye bırakıldığını, bundan sonra nizalı yer bu biçimde kullanılmaya devam olunur iken 1983 senesinde davalı köyün davacı köye bırakılan kesime müdahalede bulunması üzerine davalı köy aleyhine dava açıldığını, o vakit taraf köylerin 474 sayılı yasanın uygulama alanında bulunması, mera iddiasının tahsis belgesi ile kanıtlanmasının gerekmesi ve İlçe İdare Kurulu kararının tahsis kararı niteliğinde görülmemesi nedeniyle davalarının reddedildiğini, ancak sonradan 21.10.1988 tarihinde 474 sayılı yasanın yürürlükten kalktığını, şimdi genel hükümlere, kadim yararlanma durumuna göre uyuşmazlığın çözümünün mümkün hale geldiğini belirterek davalı köyün müdahalesinin önlenmesini istemiştir. Davalı köy vekili, kesin hüküm bulunduğunu, kadimden beri müşterek yararlanıldığı iddiasının doğru olmadığını, müstakilen kendi köylerine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme; İlçe İdare Kurulu kararının tahsis kararı niteliğinde olmadığını, davacı tarafça iddia edildiği şekilde kadimden beri müştereken kullanılıyor ise davalı tarafın hayvan otlatmasının müdahale kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacı vekili temyiz etmiştir.
474 sayılı yasanın yürürlükten kalkmış olması itibariyle artık, anılan yasanın uygulama alanına giren yerlerdeki mera iddialarının tahsis belgesi ile kanıtlanması zorunluluğu da ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bu nedenle; anılan yasanın yürürlükte bulunduğu vakit görülen ve tahsis belgesi ile kanıtlama zorunluluğu bulunan davalarda tahsis kararı olmadığı için dava reddedilmiş ise zamanında verilen kesinleşmiş bu kararlar 474 sayılı yasanın yürürlükten kalkmasından sonra açılacak davalarda kesin hüküm kabul edilemez. 474 sayılı yasanın yürürlükten kalkmasından sonra açılacak mera iddiasına dayalı davalarda kadim yararlanma vakıasına dayanılması mümkün olup açılan davanın dinlenme olanağı vardır. HUMK. nun 237. maddesine göre sebep değişikliği oluşmuş kanunla doğan bu durumda müktesep hak kuralı bozulmuştur. Bu bakımdan çekişmeli yerde menfaati bulunmayan, civar köy veya belde halkı arasından, mümkün olabildiğince yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklar marifetiyle taşınmaz başında keşif yapılmalı, kendilerinden kadim yararlanma durumu sorulmalı, teknik bilirkişiye düzenlettirilecek kroki ile çekişmeli yer infaza ve yargısal denetime olanak verecek biçimde belirlenmeli, varılacak sonuç dairesinde hüküm kurulmalıdır. Davalının savunmasında müstakiliyet ileri sürdüğü, davacının müşterek yararlanma hakkını tanımadığı da gözetilerek şayet davacı tarafın kadim yararlanma hakkının varlığı kanıtlanırsa buna bir müdahale ve muarazanın bulunduğu da kabul edilmelidir. Bunlar gözetilmeden, eksik araştırma inceleme ve aksine bazı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.800 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy