(743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60, 89) (3194 S. K. m. 15, 18)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyline 8.7.1994 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 18.7.1994 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 4.5.1998 gün ve 40544 sayılı tebliğnamesiyle HUMK.nun 427/6 maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 8.7.1994 günlü dilekçesiyle, davalıya ait, Tekirdağ İli, Saray İlçesi Ayazpaşa Mahallesinde bulunan, 1 sayılı parsel 10798 metrekare tarla cinsi ile kayıtlı taşınmazı 32 davacı tarafından, dava dilekçesinde belirtilen payların haricen satın ve teslim alındığını beyanla tapu iptali ve tescil istemiştir. Mahkeme, davalının davayı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Medeni Kanunun 634. Borçlar Kanunun 213. Noterlik Kanunun 60/3 ve 89. maddeleri gereğince, taşınmazların haricen satışları geçersiz olduğu gibi, bu genel hükümlere KAMU DÜZENİ gereğince getirilmiş bir istisna olan, ÖZEL HÜKÜM niteliğindeki, İmar Kanunun 18/son maddesi gereğince, istisnaları hariç, İMAR PLANI OLMAYAN yerlerde NOTERLERCE, satış vaadi sözleşmelerinin yapılması bile yasaklanmıştır.
Bu nedenle açılan dava da inceleme konusu yapılması gereken 9.5.1985 tarihli 3194 sayılı İmar Kanunun 18/son maddesi gereğince "Veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, İMAR PLANI OLMAYAN yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz".
Ve yine İmar Kanunun 15. maddesine göre "İmar Planlarına göre yol, meydan yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilemez".
İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır.
"İMAR PLANI DIŞINDA KALAN alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilemez." denmektedir.
Bu hükümler; imar planları yapılmış ve imar hududu içine alınmış arsa ve arazilerde, planlı bir şekilde yapılaşmayı ve şehirleşmeyi sağlamak için konulmuş olup, bu konuda Belediye ve Valiliklere görevler verilmiştir.
Davalı, davayı kabul ediyorsa tapuda vereceği ferağ ile bu satış gerçekleşebilir, bu yol mevcut iken yargı yoluna başvurulması gerekmez. Ancak; Tapu Sicil Müdürlükleri, İmar Kanunun yukarıda açıklanan 18. maddesi gereğince bu satışlara itibar edip, işlem yapmamaktadır. Dava konusu parsel büyük arazi parçası olup içerisinde çok miktarda bina yapılabilecek nitelikte, ancak tapuda TARLA cinsi ile kayıtlı olduğu, satılan hisselerin giderek küçüldüğü ve satışların arttığı açılan dava dosyalarının sayısından anlaşılmakta olup, bu olgu yapılaşma amacının varlığını gösterdiği gibi, yıllarda süren bu tip satışlar yüzünden şehirlerimizin kenarlarında gecekondu mahalleri doğduğu, sağlıksız şehirleşmeye sebebiyet verildiği tespit edilmektedir.
Yasanın gayesi İmar Planı dışındaki yerlerin sağlıksız şehirleşmesini engellemek olduğuna göre, dava konusu taşınmazın İmar Kanunun yukarıda belirtilen hükümlerine göre satışı yasaklanan yerlerden olup olmadığı, uygulamanın Kanuna karşı hile sayılıp, sayılmayacağı araştırılmadan, davalının davayı kabul beyanına itibar edilerek, tesis edilen hüküm, Usul ve Kanuna aykırı görüldüğünden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı gerekçelerle mahkeme hükmünün HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere Kanun Yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, Bakanlıkça Resmi Gazete'de yayınlatılmasına, 26.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy