(818 S. K. m. 18, 355)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.10.1995 ve 18.10.1995 tarihinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacılar Mehmet Yücedağ ve Temel Dağdelen'in davalarının kabulüne, davacı İlyas Demet'in davasının reddine dair verilen 29.12.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı İlyas Demet, davalı Ali Rıza İsmailoğlu ve davalı Yunus Gümüşoğlu vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davaya konu 14, 16 ve 17 s. bağımsız bölümlerdir. 17 s. Bağımsız bölüm hakkında dava kabul edilmiştir. Bu bağımsız bölümün ile ilgili karar hakkında tapu malikleri ve yüklenicinin bir temyizi bulunmamaktadır. 16 s. bağımsız bölüm hakkındaki davaya gelince 16 s. bağımsız bölüm yükleniciye edim karşılığı bırakılan yerlerdendir.
Yüklenicinin bu bağımsız bölümü isteyebilmesi için inşaatın sözleşmeye uygun olarak bitirilmesi şarttır. Eğer inşaat bütünü ile yapılmış ve tamamlanması için pek az bir yer kalmış ise buranın yüklenici tarafından yapılması ve böylece inşaatın bitirilmesi ya da bu miktar eksiklik arsa sahipleri tarafından kabulü tahammül edilebilecek boyutlarda görülür ise gene bedeli arsa sahiplerine ödenmek koşulu ile bu yerin mülkiyeti yükleniciye verilebilir. Yüklenici böyle bir durumdaki gayrimenkulü Borçlar Yasasının 162. maddesi gereğince temlik ederse temellük eden kişiler toplu ifa ile inşaatı tamamlayıp bitirdikten sonra yükleniciye halef olarak tescil davası açabilirler. İnşaatın henüz %76'sı tamamlanmıştır. %24 oranında bir noksanlık bulunduğuna göre yüklenicinin edimini yerine getirmediğini kabul etmek gerekir. Bu nedenle 16 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki davanın reddinde de bir usulsüzlük görülmemiştir.
14 numaralı bağımsız bölüme gelince; 14 numaralı bağımsız bölüm yükleniciye bırakılan yerlerdendir. Yüklenici bu taşınmazı satış vaadi sözleşmesi ile davacı Mehmet Yücedağ'a satmayı vaad etmiştir. Bu kişi davayı açarken 14 numaralı bağımsız bölüm hakkında açmamış 15 numaralı bağımsız bölüm için davasını açmış sonradan 14 numaralı bağımsız bölümü arsa sahibi ve yüklenicinin ve onlardan ötürü tapudan satın alan kişinin muvazaalı olarak satış yaptığını ileri sürerek davadan evvel tapudan nizalı taşınmazı satın alan Ali Rıza İsmailoğlu'nu ve onun da ferağından malik olan Yunus Gümüşoğlu'nu davaya harçsız bir dilekçe ile sokarak bu kişilerin yüklenici ile muvazaalı hareket ettiklerini, el ve iş birliği içinde davranarak taşınmazı yüklenicinin vermiş bulunduğu talimat üzerine arsa sahipleri tarafından önce Ali Rıza İsmailoğlu'na ordan da Yunus Gümüşoğlu'na ferağ edildiğini böylece mal kaçırıldığını ileri sürerek mecburi dava arkadaşlığı sebebiyle o kişileri de davaya dahil etmiştir. Davalılar tapudan satın almanın gerçek bir satım akdine dayandığını ileri sürdüklerine ve ayrıca bağımsız bölüme marangoz göndererek iç dekorasyona girip kapı ve diğer işlerin yapımına başladıklarına göre bu kişilerin alışlarının muvazaalı olduğunu kabul ederken bunların para vererek gayrimenkulleri almadıklarının, gerçekte böyle bir işleme girişmediklerinin kanıtlanması gerekir. Arsa maliki yüklenicinin talimatı üzerine bu gayrimenkulü onun gösterdiği kişiye sattığına göre inşaat sözleşmesinin tarafı bulunan arsa sahibinin muvazaası düşünülemez. Yüklenici ile ondan alan Ali Rıza İsmailoğlu'nun muvazaası ve Yunus'un Ali Rıza'dan bağımsız bölümü alırken bu muvazaaya el ve işbirliği içerisinde iştirakinin kanıtlanması gerekir. Muvazaa kanıtlanırsa tapu iptal edilmesine gidilebilir. Mevcut deliller 14 numaralı bağımsız bölümün muvazaalı olarak son tapu maliki Yunus Gümüşoğlu'na intikalini kanıtlayacak seviyede görülmemiştir. Bunlar üzerinde durulmadan kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. 16 numaralı bağımsız bölüm için karara yazılan gerekçe ile 14 numaralı bağımsız bölüm için yazılan gerekçe dayanakları itibariyle ayrı ayrı değerlendirilmiş bulunmaktadır. Zira inşaat sözleşmesinin tarafı bulunan arsa sahipleri yüklenicinin talimatına karşı çıkarak binanın yapımındaki eksikliği ileri sürüp ferağı engellemediklerine göre böyle bir savunma ile ve inşaatın noksan yapıldığını ileri sürmesine mahkemece itibar edilemez. O nedenle 14 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki son malikin ve ondan önceki malik Ali Rıza'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile 14 numaralı bağımsız bölüm yönünden temyiz eden yararına hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 12.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy