(818 S. K. m. 82) (2004 S. K. m. 198)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.3.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.12.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı yapsatcı, taşınmazı üzerinde yapmakta olduğu inşaattan davacıya adi yazılı sözleşme ile daire satmış ancak mali durumu bozulduğundan iflasına karar verilmiştir. Davalıdan daire satın alan şahıslar kendi imkanlarıyla inşaatı tamamlamış; bunlardan biri olan davacı, davalı Bilgi D. iflas idaresini hasım göstererek tescil istemiş, taşınmazda henüz kat irtifakı kurulmadığından mahkemece dava kabul edilerek davacının satın aldığı daireye isabet eden arsa payının tesciline karar verilmiş hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Davalının müflis olduğu hakkında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Alıcı satıcının iflasından önce satış bedelini ödemişse gayrimenkulün iflas anındaki değerini para alacağı olarak iflas masasına yazdırır. Alıcı satış bedelini henüz ödememişse iflas masasına Borçlar Kanununun 82. maddesine göre mehil vererek teminat gösterilmezse sözleşmeyi fesh edebilir. İflas idaresi akde girerek sözleşmeyi aynen ifa edebilir. Fakat alıcı iflas idaresini aynen ifa etmeye zorlayamaz. Sözleşme tapuya şerh edilmiş satış vaadi sözleşmesi değildir. Satış vaadi sözleşmesinde dahi tapuya şerh verilirse şerh sahibi tescil isteyebilir. İcra İflas Kanununun 198. maddesi hükmü düşünülmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy