(1086 S. K. m. 73, 221, 427) (743 S. K. m. 581)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.1996 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tasihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.6.1997 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.5.1998 gün ve 97048611 sayılı tebliğnamesi ile H.U.M.K.nun 427/6 maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava murise ait ismin düzeltilmesi isteminden ibarettir.
Veraset ilamı dosyada mevcuttur. Buna göre davacıdan başka mirasçıları da bulunmaktadır. Hal böyle olunca; Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya muvafakat etmeleri, bu da olmaz ise miras şirketine tayin edilecek mümessil huzuru ile davaya devamla bir karar verilmesi gerekir iken bundan zuhul ile yazılı olduğu gibi taraf teşkil yapılmadan, H.U.M.K.nun 221. maddesine aykırı olarak davanın esasına dair hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; Mahkeme hükmünün H.U.M.K.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, Bakanlıkça Resmi Gazete'de yayınlatılmasına, 16.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy