(1086 S. K. m. 73, 221) (743 S. K. m. 581)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.3.1996 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.7.1996 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.4.1998 gün ve 98049060 sayılı tebliğnamesi ile H.U.M.K.nun 427/6 maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava murise ait ismin düzeltilmesi isteminden ibarettir.
Veraset ilamı dosyada bulunmamaktadır. Murise ait nüfus kaydına göre davacıdan başka miraçılarda bulunmaktadır. Buna göre murise ait veraset ilamı alınmalı, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya muvafakat etmeleri, bu da olmaz ise miras şirketine tayin edilecek mümessil huzuru ile davaya devamla bir karar verilmesi gerekir iken bundan zuhul ile yazılı olduğu gibi taraf teşkili yapılmadan, H.U.M.K.nun 221. maddesi dikkate alınmadan davanın esasına dair hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; Mahkeme hükmünün H.U.M.K.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, Bakanlıkça Resmi Gazete'de yayınlatılmasına, 16.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy