(1086 S. K. m. 77, 221)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.10.1996 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.11.1996 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.5.1998 gün ve 46553 sayılı tebliğnamesi ile HUMK 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda isim düzeltilmesi isteminden ibarettir. Dosyada mevcut nüfus kaydı ve veraset belgesine göre baba isminin düzeltilmesi istenen muris H. Y.'ın davacılardan başka mirasçıları da olup, terekesi iştirak halindedir. Bu durumda Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya muvafakat etmeleri, bunlar sağlanamazsa, terekeye temsilci atanıp onun huzuru ile davaya devam olunarak bir karar verilmesi gerektiği;
Ayrıca, Hukuk Genel Kurulunun 6.12.1961 gün 1/23-55 sayılı kararında da belirtildiği gibi Tapu Sicilindeki yanlışlıklardan doğan davalar bunları tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil muhafızlıklarına "müdürlüklerine" yöneltilerek açılır. Karar başlığında dahi bu yöne uyulmalıdır. Davaya Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili girebilir. Doğrudan Hazine hasım alınarak dava açılamaz.
Bu itibarla HUMK 77 ve 221 maddeleri gereğince davada taraf teşkiline resen dikkat edilip yerine getirilmesi sağlanmadan davanın esasına dair hüküm tesisi doğru görülmediğinden; hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle Mahkeme Hükmünün HUMK 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, Bakanlıkça Resmi Gazete'de yayınlatılmasına, 23.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy