(818 S. K. m. 162)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.12.1997 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.9.1998 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hacı Ahmet Devecel tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı arsa sahipleri ile diğer davalı yüklenici şirket arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılmakta olan inşaatta yükleniciye ayrılan dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir. Mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş hükmü davalı arsa sahiplerinden H.Ahmet Devecel temyize getirmiştir.
Kural olarak, arsa sahibi ile yüklenici arasında kat karşılığı inşaat yapılması hususunda sözleşme düzenlendiğinde ve sözleşme koşulları yerine getiridiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Yüklenici bu kişisel hakka dayanarak arsa sahibinden sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir veyahut Borçlar Kanunu'nun 162 ve izleyen maddeleri uyarınca yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin rıza ve muvafakıtını almaya gerek görmeden sözkonusu kişisel hakkını üçüncü kişilere temlik edebilir. Üçüncü kişi de gerek sözleştiği yükleniciye ve gerekse arsa sahibine karşı temellük ettiği bu kişisel hakkı ileri sürme olanağına sahiptir. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere tescil istenebilmesi için yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirmiş olması gerekir. Bununla birlikte yüklenicinin noksan bıraktığı işler pek az bir boyutta bulunur, başka bir anlatımla arsa sahipleri tarafından tahammülü mümkün ölçülerde eksiklik kalırsa, bu eksikliklerin yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişi ya da kişiler tarafından tamamlanması veya tutarının para ile ödenmesi suretiyle noksanlığın karşılanması hallerinde bağımsız bölüm satın alan bu kişi veya kişilerin tescil isteme haklarının varlığı kabul edilebilir. Somut olayda yüklenicinin % 70,95 oranında iş yaptığı belirlendiğine ve belirlenen bu oran pek cüz'i mahiyette kabul edilemeyeceğine göre tescil isteğinin kabulü doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA) oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy