(818 S. K. m. 162)
Dava: Davacı vekil tarafından, davalılar aleyhine 28.12.1992 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.10.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı B. Ü. vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 11.5.1999 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ve vekili gelmedi. Karşı taraftan L. O. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinden olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinn kabulüne karar verildikten sonra daacı L. O.nun sözlü açıklamaları dinlendi. duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Kurala olarak arsa sahibi ile yüklenici arasında arsa payı karşılğında inşaat yapılması hususunda sözleşme düzenlendiğinde ve yüklenici bu sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Bunun üzerine yüklenici, inşaat sözleşmesinde kendisine ayrılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebileceği gibi BK' nin 162 vd maddeleri uyarınca yazılı olmak koşulu ile bu hakkını arsa sahibinin onayını almadan üçüncü kişilere temlik edebilir. Bu durumda yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de arsa sahiplerini dava ederek kendisine temlik edilen bağımsız bölümün adına tescilini isteyebilir. Üçüncü kişi tescil isteğinde de yukarıda işaret edildiği gibi yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği üzerine durulacak, yüklenicinin eödimlerini yerine getirmiş olması arancaktır. Ancak, yüklenici edimlerini bütünüyle yerine getirmiş olmamakla beraber, kalan noksanlığın oranı pek cüz'i bir başka anlatımla arsa sahipleri tarafından katlanılabilir bir boyutta olursa o vakit kalan noksanlığın yüklenici vela lahefi olan üçüncü kişiler tarafından tamamlanması veyahut parasal olarak karşılanması durumunda da tescil olanağı bulunabilir. Somut olayda yüklenicinin inşaatı % 95 oranında tamamladığı anlaşıldığına göre tescil yönüne gidilmesi doğru ise de kalan noksanlığın tamamlanması veya kalan noksanlığın parasal tutarında temyiz eden arsa sahibinin payına düşenin ödenmesi sağlanmadan tescil kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, inşaat sözleşmesinde iskân ruhsatının yüklenici taraf ından alınacağı ve iskân ruhsatının yüklenici tarafından alıncağı ve iskân masraflarının yüklenici tarafından karşılanacağı kabul edildiğine göre, tecezzi etmeyen iskân alınması işleminin yüklencinin halefi olan davacı veya bizzat yüklenici tarafından yerine getirilmesi sağlanmadan tescil kararı verilmesi de doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarınn kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.5.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy