(1086 S. K. m. 13, 22, 23, 76, 95)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 25.6.1996 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz harici satış bedelinin tahsili, karşılık davada tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve karşılık davanın ayrı ayrı kabulüne dair verilen 25.6.1996 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2.3.1999 gün ve 12238 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Bursa İli, Yıldırım İlçesi, İsabey Köyünde bulunan 1024 parsel sayılı 2970 metrekare tarla cinsi ile kayıtlı taşınmazını, harici satış senediyle 15 davalıya satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediği nedeniyle tahsilini istemiş, davalılar vekili tarafından esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle tapu iptali ve müştereken adlarına tescilini istedikleri, Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili açılan bu karşılık davada Hatay ili Samandağı ilçesi Mahkemesince, davayı kabul bulunduğundan bahisle tapu iptali ve tescil kararı verildiği görülmüştür.
Taşınmazın mülkiyetinin harici satışla intikalini sağlamak gayesi ile açılan davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması hakkındaki HUMK.'nun 13. maddesindeki yetki hükmü Kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz. HUMK'nun 22. maddesi ve Mahkeme yetkisizliğini her zaman kendiliğinden gözeterek re'sen yetkisizlik kararı vermek zorundadır. HUMK.'nun 23. maddesi
Hakim kanunları kendiliğinden, re'sen, uygulamakla yükümlü olup, HUMK.'nun 76. maddesi Kamu düzeni ile ilgili hükümleri, ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK.'nun 95/2 maddesi gözetilerek; Mahkemenin yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girerek tapu iptali ve tescil kararı vermesi kanuna açıkça aykırı olduğundan, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Adalet Bakanlığı'nın, gösterdiği lüzum üzerine kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.'nun 427. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine, 26.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy