(2762 S. K. m. 29)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 10.3.1998 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.9.1998 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Nizalı taşınmaz arsa iken vakıf olması nedeniyle 2888 sayılı yasa uyarınca yasal olarak belirlenecek taviz bedeli ile yükümlü olarak tescilli iken bu taşınmaz üzerine yapılan çok katlı inşaattan dolayı Malik Vakıflar Bankası nizalı taşınmazı harici sözleşme ile muhtelif kişilere satmış nizalı daireyi de davacıya yine harici sözleşme ile satmıştır.
Nizalı taşınmazın tamamı üzerinde 2.125.000.000 TL.lik taviz bedeli bulunduğu dosyadan anlaşılmış her daireye düşecek taviz bedeli miktarı da açıklanmıştır.
Şu hale göre harici satış miktarı 187.500.000 TL üzerinden yapılmıştır. Bundan ayrı olarak bir o kadarda taviz bedeli miktarı bulunduğu anlaşılmaktadır. Eğer taviz bedeli banka tarafından ödenirse taşınmaz bedava olarak davacıya intikal etmiş olur. Arsa 187.500.000 TL satışa bir o kadarda taviz bedeli konursa o zaman bedelde ittifak sağlanmış olur. Ehemmiyetli olan nokta 2888 sayılı yasa uyarınca taviz bedeli yasal bir ipotek olarak gayrimenkulü takip edeceğine göre bu miktarın bütün bağımsız bölümlere inikası her daireye düşen taviz bedeli hesaplanıp, bu miktarın ödenmesi halinde malikin taşınmazda tasarruf imkanı doğacağından öncelikle taviz bedellerinin ünite; ünite dairelere inikası sağlanmalı, ondan sonra satışın intihali için satıcı Vakıflar Bankası A.O. savunmasına göre bu bedel satış miktarının dışında ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödenecek bir bedel olduğundan bununda ayrıca ödenmesi lazım geleceğine ve bu miktarın satıcı Banka tarafından ödenmesi halinde alıcı davacının bedava gayrimenkul sahibi olacağının anlaşılmasına, Bankanın böyle bir işleme girmesinin de hayatın olağan akışına ters düşeceğine binaen Vakıflar Bankasının tasarrufu taviz bedelinin ödenmesi ile serbest bırakılacağından Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazısına göre taviz bedeli ödenmeden satıcı Vakıflar Bankasının taşınmaza tasarruf imkanı doğmayacağı gözetilmeden tescil kararı verilmesi yerinde görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy