(1086 S. K. m. 163) (818 S. K. m. 213)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.2.1989 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.6.1995 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Satış vaadi sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Alıcı bedeli ödemekle, satıcıda mülkiyet satıcıya geçirmekle yükümlüdür. Somut olayda davacı, davalının mülkiyeti nakil borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Ancak, kendiside edimini tam olarak yerine getirmemiştir. Bu durumda, mahkemece tescile karar verebilmek için önce sözleşme gereği davacının ödemesi gereken eksik miktarın ödenmesi sağlanmalıdır. Daha önce bedel ödenmediği için davanın reddine dair verilen kararlar bu yönde bozulmuştur. Bozmadan sonra bozma kararına uyulmasına ve bedelde sözleşme gereği eksik kalan miktara göre değil de uyarlama istemi olmadığı halde güncelleştirilerek ödenmesine rağmen davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar kesin süre gereği yerine getirilmediğinden dava reddedilmiş ise de, HUMK. nun 163. maddesinin aradığı anlamda kesin süre gereğinin yerine getirilmediğinden söz edilemez. Davacı taraf, mahkemenin verdiği süre içerisinde satış bedelini ödemiştir. Amaç, sözleşme gereği davacının edimini yerine getirmesini sağlamaktır. Kesin süre de bu nedenle verilmiş ve davacı tarafta bu bedeli süresi içinde mahkeme tasarrufuna geçecek şekilde ödemiştir. Bu aşamadan sonra, hesap numarası da bildirmediği halde, Ziraat Bankası hesabına para yatırılmadığı gerekçesiyle HUMK. nun 163. maddesi uyarınca usulünce verilmeyen kesin süreye dayanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, eldeki dava ile birleştirilen senet iptali davası hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy