(743 S. K. m. 671, 672)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar alayhine 13.11.1995 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.7.1997 günlü hükmün Yargıtayaca incelenmesi davalı Osman tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davası, 617 sayılı parselin maliki olduğunu; dava dışı 810 sayılı parsel malikinin, daha önce mahkeme kararı ile bu 810 sayılı parseli için 512, 510, 120, 617, 113, 796 sayılı parsellerde kurdurduğu geçitten, kendisinin de yararlanması için geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkeme mahalinde keşif yapmış ve en uygun yerin öncedn geçit kurulan yer olduğunu tespit etmiş ve 512, 510, 120 ve 113 sayılı parsellerden davacı yararına da geçit kurulmasına karar vermiştir.
Davalı, 120 sayılı parsel maliki ise, taşınmazının hemen güneş sınırındaki 124 sayılı parselin de davacıya ait olduğunu, eğer davacının 617 sayılı parseli ile yine davacıya ait bu 124 sayılı parsel arasında bir geçit kurulursa, davacının genel yola 124 sayılı parselinden çıkabileceğini savunmuştur.
Mahkeme bu savunbayı incelemsizin davacının 617 sayılı parseli lehine 512, 510, 120 ve 113 sayılı parsellerden geçit kurulmasına karar vermiştir. Hükmü, 120 sayılı parsel maliki davalı yukarıdaki savunması doğrultusunda temyiz etmiştir.
Geçit hakları kurulurken tarafların yazar ve zarar dengesi, fedekarlığın denkleştirilmesi ilkesine göre belirleneceğinden, geçit tesisi isteyen davacının kendisinin başka bir taşınmazından yararlanma olanağı varsa, savunmanın değerlendirilmesi yönünden Mahkemece 124 sayılı parselin tapu kaydı getirtilmeli, eğer bu parsel gerçekten davacıya ait ise, 617 parseli lehine 124 sayılı parseli aleyhine tapuda akdi irtifak hakkı kurması için kendisine önel verilmeli ve bu hususun tamamlanmasından sonra, 124 sayılı parsel ile 617 sayılı parsel arasında kalan kısım için geçit hakkı kurulmasına karar verilmelidir. Bu eksiklikler üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 10.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy