(818 S. K. m. 355)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.6.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 25.12.1998 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı arsa sahibi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciden daire alan davacı, binanın inşaatının bitirilmesinden dolayı satın aldığı bağımsız bölümün adına tescilini istemiştir.
Arsa sahibi, yükleniciye önce kapsamlı bir vekaletname vermiş, sonradan yüklenicinin daire satışına dair verilen yetkisi arsa sahibi tarafından onun vekaletten azledilmesi suretiyle geri alınmış fakat inşaatı yapma yetkisi elinden alınmamıştır. Yüklenici inşaat sözleşmesine dayanarak inşaata devam ederken bu kez vekaletten azlinden sonra nizalı taşınmazı davacıya satış vaadiyle satmayı taahhüt etmiştir. Bundan sonra inşaata arsa sahibi devam etmiş ve bitirdiğini savunmuştur.
Davacının iddiası, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki inşaatın yarım bırakılması ve devamı ile ilgili işlerde "danışık" olduğu, gerçekte yüklenicinin de inşaatı yaptığı ve yapmaya devam ettiği şeklindedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, yüklenici kendisine düşen edimleri yerine getirdiği takdirde sözleşmeye göre inşaatı da bitirir ise arsa sahibinden edimlerini isteyebilir. Kendisi istemez ise daire sattığı kişiler isteyebilir. Bu sebeple; öncelikle arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan inşaat sözleşmesine göre yüklenicinin inşaatı bitirmeyip savsaklaması üzerine arsa sahibinin hangi aşamada işe el koyup inşaata devamla, bitirdiği hususunda bir tespit yaptırarak işe devam ettiğini savunmadığına göre; arsa sahibi veya yüklenici tarafından inşaat hangi seviyede iken kaldığı yerden inşaata devam edildiğinin saptanması; yüklenicinin yüzde olarak binanın yapımına ne kadar katkısı olduğu hususundaki bu edimlerinin oranı tespit edilip inşaat sözleşmesindeki diğer yönler de gözönüne alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de; arsa sahibi aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde; bu tür ayın davalarında Avukatlık Asgari ücret Tarifelerine göre nisbi vekalet ücretine karar vermek gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy