(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 9.1.1999 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.11.1998 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve müdahiller vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 344 ve 345 parsel sayılı taşınmazlarının yola bağlantısının olmadığını, davalı Hazineye ait taşınmazdan yol verilmesini istemişlerdir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı ve müdahiller vekili temyize getirmiştir.
Geçit hakkı tesisini içeren davalarda leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada taraf olması gerekir. Davacı 345 parselin 10085/40.000 hissesinin İbrahim T.a ait olduğu tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davanın anılan malik dışındaki hissedarlar tarafından açıldığı, İbrahim Tuğrul'un davada taraf olmadığı böylece taraf teşkili tamamlanmadan davaya devamla karar verilmesi,
Yine lehine geçit hakkı kurulan davacılara ait parseller arasındaki bağlantının ya kararla ya da akdi irtifak hakkı kurulması suretiyle sağlanması gerekir. Davacılar 344 ve 345 parsel sayılı taşınmazlar lehine geçit hakkı tesis edilmesini istemişlerdir. Ancak mahkemece 345 sayılı parselin yola bağlantısı yönünde hüküm kurulmuş, 344 ile 345 sayılı parseller arasında tesisine karar verilen yola bağlantı sağlanması yolunda bir hüküm verilmemiştir. O halde davacılara 344 ve 345 sayılı parseller arasındaki bağlantının tapuda akdi irtifak hakkı kurulması suretiyle sağlanması yönünde önel verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken buna uyulmaması, Medeni Kanunun geçit hakkını düzenleyen 671. maddesinde, bu irtifak hakkı kurulurken en az zarar verme ve menfaatlerin denkleştirilmesi ilkesi esas alınmıştır. Davalılar, davacıların başka yerlerden yola ulaştığını savunmuşlardır. Gerek savunmada gerekse tanık beyanlarında belirtilen alternatif yola çıkış noktalarının tespit edilerek, davalı 521 sayılı parselin doğusunda ve batısında bulunan tapulama harici yerlerden yine davacı taşınmazlarının batısındaki kuru dereden yola bağlantının sağlanıp, sağlanmayacağı araştırılarak karşılaştırmalı olarak incelenmeli, hangi yola ne şekilde ulaşılacağı hakkında denetime olanak sağlayacak şekilde ayrıntılı rapor ve krokinin uzman bilirkişilere hazırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tespit keşfi sonucu alınan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy