(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı Fevzi E. vekili tarafından, davalı Hüseyin T. aleyhine 8.8.1995 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.5.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 1207 parsel sayılı taşınmazı için davalıya ait 1186 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyize getirmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 671. maddesi uyarınca geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. Anılan maddeye göre ancak genel yola ulaşmak için yeterli yolu bulunmayan taşınmaz malikleri geçit isteyebilirler. Yani geçit istemek için zaruret halinin olması zorunludur. Somut olayda, davacının iştirakçi olduğu 1207 parselin güneyinden Devlet Su işlerinin kanal yolu geçmektedir. Ne var ki, davacı yargılama aşamasında açtığı tapu iptali ve tescil davası ile 1207 parselin kuzeyinden 368 metrekarelik kısmın müstakil olarak adına tescilini sağlamıştır. Mahkemece, tescil kararı ile oluşan 368 metrekarelik ile 1484 parsel'in yola cephesi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi, geçit hakları zaruret halinde olmayı gerektirir. Davacının hissedar olduğu 1207 parselin güneyinden Devlet Su işleri kanal yolu geçmektedir, hükmen anılan taşınmazın ikiye bölünmesi nedeniyle davacı adına müstakiler oluşan 1484 parsel'in yolu yoktur ancak, davacı 1485 parselde halen hissedar olmaya devam etmektedir ve bu taşınmaz Devlet Su işleri kanal yoluna cephelidir. Öncelikle bu kanal yolundan yararlanma olanağı üzerinde durulması ve davacı adına tapuda kayıtlı yerden geçmek mümkün iken komşu taşınmazdan geçit istenemeyeceği, bu taşınmaz üzerinde bina olmasının komşu taşınmaza külfet yükletmeyi gerektirmeyeceği Devlet Su işleri kanal yolundan yararlanılabilmesi halinde davacının zaruret halinde olduğundan da söz edilemeyeceği gözetilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy