(818 S. K. m. 11, 12)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.9.1998 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 1.7.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Muzaffer vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesine göre yapılan inşaattan nizalı Ertur 5 D Blok 7 Nolu daireyi haricen satın aldığı iddiasıyla adına tescil istemiştir. Arsa maliki davalı Muzaffer G., nizalı bağımsız bölümde davacıya satış yapan yüklenicinin bir hakkı olmadığını savunmuştur. Yüklenici davalı ise, arsa malikleri ile inşaat sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre 4 Blok halinde inşaatı yapmaya başladıklarını ancak 3 Bloku tamamladıktan sonra maddi olarak zarar ettiklerinden yapıma devam edemeyeceklerini arsa maliklerine bildirdiklerini, onlarında sözleşmede 1/2 şer hisse olarak kendilerine bırakılan bağımsız bölümleri de vermeyi kabul ederek inşaatı tamamlamalarını istediklerini bu anlaşma üzerine verilen nizalı bağımsız bölümü davacıya sattıklarını ve teslim ettiklerini, arsa maliklerinden 1/2 hisse sahibi Mustafa B.ın davacıya hissesini tapuda devrettiğini, davalının ferağ vermediğini beyan etmiştir.
Dava konusu yerde yapılan binadaki nizalı Ertur 5 D Blok 7 Nolu mesken tapuda 1/2 hisse davacı 1/2 hisse ise davalı Muzaffer adına kayıtlıdır. Arsa malikleri ile yüklenici arasında noterde düzenlenen 28.2.1993 tarihli "Gayrimenkul Satış Vaadi Yoluyla Kat Karşılığı inşaat Sözleşmesi" başlıklı belgenin 7. maddesinde arsa malikleri ve yükleniciye verilecek dairelerin belirlenmiş ve nizalı Ertur 5 D Blok 7 Nolu bağımsız bölümü davalı Muzaffer'e bırakılmıştır.
BK.nun 11 maddesi " Akdin sıhhati kanunda sarahat olmadıkça hiçbir şekle tabi değildir....", 12. maddesi ise "Kanunen tahriri olması lazım olan bir akdin tadili dahi tahriri olmak lazımdır" hükmünü içermektedir.
Arsa malikleri ile yüklenici arasında düzenlenen 28.2.1993 tarihli inşaat sözleşmesi noterde düzenlenmiştir. Bu sözleşmede dava konusu bağımsız bölümün arsa maliklerine ait olacağı belirlenmiştir. Davalı yüklenicinin savunmasında belirttiği nizalı bağımsız bölümün yükleniciye ait olacağı şeklindeki ilk sözleşmede değişiklik yapan ikinci sözleşmenin de 28.2.1993 tarihli sözleşme gibi noterde düzenlenmesi gerekir. Dosya kapsamından ilk sözleşmeyi değiştiren noterde düzenlenmiş ikinci bir sözleşmenin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Borçlar Kanununun 11 ve 12. maddeleri gözetilmeden tanık sözlerine dayanılarak kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Kabule göre ise; davacının dayandığı harici satım sözleşmesi yüklenici şirketle Hasan U. arasında yapılmıştır. Davayı ise Türkan U. açmıştır. Davacı ile harici satım sözleşmesindeki alıcı arasındaki bağlantı sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet yoktur.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy