(2981 S. K. m. 10)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı Hazine aleyhine 25.1.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.5.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, tapu tahsis belgesi ile kendisine ait olan taşınmazın imar uygulaması sonucu davalıya verildiğini belirterek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, hak sahiplerine tahsis edilen kısmın tapusunun verilmesini gerektirmez. İdari merci ileride tahsis hakkı sahiplerine tapuyu verebilir. Bu da idari bir işlemdir, gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı temyize getirmiştir.
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi değil, yalnızca fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgesidir. İlgilisine ancak kişisel hak sağlayabilir ve salt tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin tahsis sahibi adına tescilini olanaklı kılmaz. Ancak, idarece taşınmazın bulunduğu yörede imar ıslah çalışmalarının başlaması ve yapılması halinde ilgilisine tapu verileceği kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 4.12.1996 tarih 1996/14 - 763 - 864 sayılı kararı da bu yöndedir. Hak sahipleri tapu tahsis belgesine dayanarak dava açtıklarında da mahkemece, öncelikle tapu tahsis belgesine konu taşınmazın bulunduğu yörede bu taşınmazı da kapsar biçimde imar ıslah uygulamasına başlanmış olup olmadığının, başlamışsa bu yerin herhangi bir kamu hizmetine ayrılıp ayrılmadığının, davacıya dayandığı tahsis belgesine karşılık başka bir yerden tahsis yapılıp yapılmadığının kesin olarak saptanması gerekir. Bu yönler araştırılıp, tapu tahsis belgesi kapsamında kalan yer imar parseli haline getirilmiş, her hangi bir kamu hizmeti içi ayrılmamış ve belge sahibine başka yerde verilmemiş ise yasal koşulların oluşması halinde tescil kararı verilebilir. Somut olayda yukarıda açıklanan şekilde uyuşmazlığı çözüme ulaştırıcı yeterlikte bir araştırma ve inceleme yapılmadan ve tahsis belgesi sahiplerinin bu belgeden kaynaklanan şahsi hakların dayanarak adli yargıdan tescil isteyebilecekleri gözetilmeden belgeyi veren idarece tapu verileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alına harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 29.11.199 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy